DOLAR 18,8197
EURO 20,3115
ALTIN 1.128,47
BIST 4.997,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 5°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
5°C
Hafif Yağmurlu
Pts 2°C
Sal 3°C
Çar 5°C
Per 7°C

Ya Nasip

Ya Nasip

Zamanın birinde İstanbul’da, bir adam evinde rengarenk şekerler yapardı. Cam kavanoz içerisinde sokak- sokak gezerek şekerlerini satardı. Yaptığı şekerlerin, çeşitli baharatlardan derlediği farklı bir aroması vardı. Çocuklar her gün onun yolunu gözlüyor, şekerlerini kapış kapış ediyorlardı. Üç beş kuruşun hesabını yapmaz, para kazanmak için değil çocukları sevindirmek için çabalardı. Bu yüzden herkes tarafından sevilir ve saygı duyulurdu. Çoğu kez ikindi saatine kalmadan şekerlerini satıp, evinin yolunu tutuyordu. Çok kazanmasa bile işinden memnundu. Evinin nafakasını temin ediyor, kimseye muhtaç olmuyordu. Akşam olmadan evine gidebiliyor, çocuklarıyla ilgilenebiliyordu. Bu arada ünü oturduğu semti çoktan aşmış, işinin erbabı bir insan olarak tanınıyordu.

Çevresindeki insanlar ona dediler ki, “Yahu niye sokak- sokak gezip duruyorsun. Çarşı içerisinde bir dükkân aç, insanlar senin ayağına gelsinler. Hem çok marifetli hem de tanınan bir insansın çok sayıda müşteri tutar, çok daha fazla kazanırsın.” Şekerci, onların sözlerine itimat ederek çarşı içerisinde güzel bir dükkân açtı. Dükkânda daha fazla çeşit bulunduruyor, şekerleri yaparken her zamankinden daha fazla özeniyordu. Fakat bazı günler tek bir şeker satamadan dükkânı kapattığı oluyordu, işler beklediği gibi değildi. Belki zaman içerisinde işler değişir diye birkaç ay sabretti. Ama nafile değişen bir şey yoktu. Bir gece rüyasında bir adam ona, “Senin bu dükkândan kısmetin yoktur. Senin kısmetin sokaklarda şeker satmak üzere takdir edilmiş.” dedi. Adam bu kez rüyasına itimat ederek, dükkânı kapattı ve sokaklara geri döndü. Sokaklar bıraktığı gibiydi, cıvıl – cıvıl çocuklar ve bereketli kazançlar. Daha önemlisi yeniden huzura kavuşmuştu. Adam kötü bir rüyadan uyanmış gibi seviniyor ve şükrediyordu.

osmanli sekeri

Coğrafya ve eş seçiminin kader olduğunu söylerler. Ben iş seçiminin de bir kader olabileceğini düşünüyorum. Subay olmak ya da doktor olmak isteyen birçok kişinin, çok daha farklı bir meslek sahibi olduğunu hepimiz görmüş veya bizzat yaşamışızdır. Yapacağımız işin parasal getirisi bir yana, birçok insanla karşılaşma hatta tanışma şansı buluyoruz. Bu insanların bir kısmı mükafat, bir kısmı ceza ve bir kısmı musibet olabiliyor. Fakat dedikleri gibi, bu insanların hiçbirisi karşımıza tesadüf olarak çıkmıyor. Her birisi bizim kendimizi eğitebilmemiz için gerekli kişiler.

Adam çok istediği bir fakülteyi, büyük emekler sonucunda kazanır ve diplomasını alır. Fakat o çok sevdiği mesleği yapmak bir türlü nasip olmaz. Elinde diploması olduğu halde doktor olamaz gider çiftçi olur, ticarete atılır, şarkıcı olur, aktör olur. Ya da iyi bir avukattır ama bir kamu kuruluşuna saplanır kalır. Sonuçta herkes nasibini yaşar, hayatını yönlendirecek insanlarla karşılaşır. Bunların hiçbirisi tesadüf değildir. Bazen olaylar bizim irademiz dışında gelişir. Ne kadar dirensek de başarılı olamayız. Kötü olacağını düşündüğümüz bir işin, hakkımızda en iyisi olduğunu daha sonra görürüz. Hepimiz, çok istediğimiz bir işin olmamasına şükretmişizdir.

Fakat herkes çalışma ve gayretinin karşılığını mutlaka görür. Kimsenin emeği karşılıksız kalmaz. İyi bir eğitim alan kişi, istediği mesleği yapamasa bile yaptığı her işte başarılı olur. Belki çok kaderci olduğumu düşüneceksiniz. Ama, İlahi Kitabımız “Sizin kaderiniz, kendi çabanıza bağlı kılındı.” diyor. İyi bir gelecek için gençlikte çabalamak gerekiyor. Yoksa insan ileriki hayatında, içinde bulunduğu kötü şartlardan kurtulmak için ömür boyu çabalamak zorunda kalıyor.

Sağlık ve huzurla kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.