DOLAR 31,3634
EURO 34,0393
ALTIN 2.103,21
BIST 9.097,15
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
12°C
Hafif Yağmurlu
Cts 12°C
Paz 15°C
Pts 14°C
Sal 10°C

Hayrolsun

Hayrolsun

Amerika’da 1898 yılında Titanik batmadan 14 sene önce, Titan isimli bir kitap yazıldı. O tarihte, Titanik henüz inşa edilmeye bile başlanmamıştı. Yazarın kitapta anlattığı kaza, 14 yıl sonra olacak kazayla ufak tefek farklar dışında oldukça uyumluydu. Geminin adı ve ölçüleri de yaklaşık olarak aynıydı. Titan da Titanik gibi aynı rotayı izliyor ve aynı yerde batıyordu.

Kitabın yazarı Morgan Robertson, bir kahin değildi. Yazdığı hikaye bir kurgu da değildi. Olacak kazayı yıllar öncesinden rüyasında görmüştü. Aynı rüyayı defalarca görmüş ve etkilenmişti. Kitabı yazma amacı insanları uyarmaktan başka birşey değildi. Robertson geleceğe dair başka rüyalar da görmüş, bunlardan birkaçını yazıya dökmüştü. Ancak insanların bu yazıları bir kehanet veya kurgu olarak algılamasından rahatsız oluyordu.

Titanik’in ilk seferine bilet alan yolcuların tamamı, üst düzey zengin ve sosyete fertlerden oluşuyordu. Bunlardan bazıları, bu yolculuğa çıkmaktan son anda vazgeçmişlerdi. Gemi batınca sabotaj ihtimaline karşı, polis tarafından sorgulanmışlardı. Geminin batacağını konusunda defalarca gördükleri rüyaların etkisiyle, bu yolculuğa gitmediklerini söylemişlerdi. Birbirlerini hiç tanımayan bu insanların polise verdikleri ifadeler, birbiriyle çok benzeşiyordu. Gördükleri rüyalar da içerik olarak neredeyse aynıydı. Aynı rüyaları sürekli görüyor olmalarını, kendilerine verilen mesaj olarak düşünmüşlerdi.

Bazen biz de aynı rüyayı defalarca görürüz. Bazı rüyaların devamını gördüğümüz olur. Fakat bu durumun bir mesaj olabileceğini düşünmeyiz. Sonuçta rüya der geçeriz. Oysa bunlar dikkate alınması gereken rüyalardır. Genellikle geleceğe dair mesajlar içerirler. Sıradan diye düşündüğümüz rüyaların bile bir anlamı vardır. Ancak tüm rüyaları da ciddiye almamak gerekiyor. En sık görülen rüyalar bilinçaltı rüyalardır. Zihin neyle meşgulse kişi rüyasında da aynı şeylerle meşgul olur.

Freuda göre tüm rüyalar, bilinçaltının ortaya çıkışıdır. Sürrealistler yani Gerçeküstücüler, rüyalara fazlaca önem verirler. Rüyalarla kendi iç dünyalarını keşfettiklerine, dünyanın sırlarına ulaştıklarını düşünürler. Rüyanın sınırsız bir gücü olduğuna inanırlar. Bu akımın takipçilerinin bir ölçüde Freud’un etkisi altına kaldıkları düşünmek, yanlış olmaz. Manevi yönden bakıldığında tüm dinlerin, rüyaları önemli buldukları görülür. Ancak hiçbir din, ilahi mesaj içeren rüyalar dışındakileri dikkate almaz.

Eski rüya tabircileri rüyaları üç kısımda toplamışlardır. Rahmani, yani ilahi bir mesaj içeren rüyalar. Bu rüyalar çok fazla görülmez ya da çoğu kez rüyayı gören kişi, gördüğü rüyayı dikkate almaz. Bu tür rüyalar genellikle müjde niteliğindedir. Şeytani rüyalar, korku ve endişeden ibarettir. Son olarak bilinçaltı dediğimiz rüyalar, üstün açık kalmış diye yorumlanan rüyalardır. Bir de istihare rüyaları var ki kişinin isteği ve niyeti ile görülür. Bir işin veya bir evliliğin, başarılı olup olmayacağına bakılır. Çok değil elli yıl önce istiharenin, insanların hayatında önemli bir yeri vardı. Şimdilerde istihare yapan kaç kişi kalmıştır, merak ediyorum.

Rüya kitapları ile veya internet ortamında, rüya tabiri yapmaya çalışanlar olduğunu biliyoruz. Bu şekilde yapılan tabirler, isabetli ve sağlıklı olmuyor. Çünkü herhangi bir rüyanın tabiri, herkes için aynı değildir. Rüya tabirlerinin kadın erkek, yaşlı genç, zengin fakir, hasta sağlıklı gibi kriterler dikkate alınarak yapılması gerekir. Eskiler derler ki, rüya tabir edildiği şekilde karşımıza çıkar. O yüzden herkese anlatılmaz, belki de her rüya size özel bir sırdır. Rüya tabircisi ve rüyayı gören kimse bilinçaltı ve korku içeren rüyaları dikkate almamalıdır. Elias Freman rüyayı şöyle ifade ediyor. “Biz uyurken Tanrı, melekler aracılığıyla kalplerimizle konuşuyor.”

Sağlık ve huzurla kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.