Beşiktaş’tan Mucizevi Galibiyet

Burak’sız Beşiktaş, 2-1 geriye düştüğü maçı 3-2 kazanmasını bildi. Ev sahibinin mucizevi geri dönüşünde, Kasımpaşa’nın ikinci 45 dakikadaki pasif oyunu önemli bir etkendi. 

Vodafone Arena son derece ilginç bir 90 dakikaya sahne oldu. Maça golle başlayan Beşiktaş, üst üste yediği gollerle bir anda ilk yarıyı 2-1 geride kapattı. Oyunun bu bölümünde Beşiktaş’lı taraftarları üzen sadece yenilen goller değildi. Kartal’da önce Burak sonra da Gökhan Gönül, sakatlanarak oyuna devam edemediler. Bu iki yıldızın sakatlıkları Beşiktaşlılar için, yenilen gollerden daha fazla keyif kaçırıcı özellikteydi. İlk yarı sonunda cevap bekleyen soru; eksik Beşiktaş’ın ikinci 45 dakikada skoru lehine çevirip, çeviremeyeceğiydi.

Koita çıktı, Beşiktaş rahatladı

İlk 45 dakikada Kasımpaşa’nın iki forveti Koita ve Thiam, Vida’sız Beşiktaş savunmasını epey hırpaladılar. 2 güzel gol birden atan 29 yaşındaki Koita, sahanın yıldızıydı. Ne var ki deplasman takımı ikinci 45 dakikaya golcüsü Koita’sız bir kadroyla çıktı. Fuat Çapa’nın bu tercihi, Beşiktaş savunmasına rahat bir nefes aldırdı. Koita’sız Kasımpaşa, ikinci 45 dakika bal üretmeyen arı misali gibi bir futbol oynadı. Güreş müsabakası olsa, hakem büyük bir ihtimalle Kasımpaşa’ya pasif oyundan dolayı ihtar cezası verirdi !!!

Kasımpaşa’nın bu pasif oyunu, kanadı kırık Kartal’ı maça ortak etti. Üzerinde hassasiyetle durduğumuz isim olan Boateng’in, ikinci yarının hemen başındaki klas golü 2-2’lik skoru getirdi. Ganalı dışında ne Diaby, ne Boyd ne de başka bir isim o topu fileleri gönderebilirdi. Bu arada gol pozisyonunda topu harika bir şekilde kesen Lens’in de hakkını vermemiz gerekiyor. Bu akşamki maçta Hollandalı, Gökhan çıktıktan sonra sağ bek gibi oynamasına karşın, zaman zaman ileri çıkıp, etkili ortalar yaptı. Savunma performansı da gayet iyiydi, sırıtmadı…

Güven’in muhteşem golü

Maç dengede giderken, eşitliği bozan gol maç biterken Beşiktaş’tan geldi. Ruiz’in uzun mesafeli ortasını çok iyi takip eden Güven, uçarak harika bir kafa vuruşuyla fileleri havalandırdı. Bu golle 3 puana ulaşan Beşiktaş, çok arzuladığı lig üçüncülüğü hedefine biraz daha yaklaştı. Bu akşam Sergen Yalçın’ın sürprizleri, ilk 11’de sol bekte, genç Rıdvan’ı kesip Caner’e yer vermesiydi. Her ne kadar ilk golün asistini Caner yapıp, Sergen Hoca’yı bu tercihinden dolayı haklı çıkarsa da, ben bu konuda Rıdvan’ın süre almasının daha doğru olacağını düşünüyorum. Caner’in şansı karşısında Quaresma’nın oluşuydu !!!

Sergen Hoca’nın ikinci sürprizi, aynı anda Boyd ve Diaby’yi ilk 11’de sahaya sürüp, Boateng’i yedekler arasında tutmasıydı. Boyd ve Diaby ikilisi hiçbir zaman aynı anda sahada olmamalı. N’Koudou oynamayacaksa sol kanatta Boyd kabul edilebilir bir tercih. Ancak oyun zekası son derece düşük, pas becerisi yetersiz ve nerede duracağını bilmeyen Diaby’yi ilk 11’de sahaya sürmek çok büyük bir yanlış. Diaby’den önce mutlaka Boateng tercih edilmeli. Görüyorum ki, Diaby’nin atletik özellikle Sergen Hoca’yı mest ediyor ama atletizm yarışı yapmıyoruz ki…..!

Sivas ve G.Saray’ın kaybettiği haftada Beşiktaş’ın mucizevi galibiyeti, bir bakıma Kayseri mağlubiyetini unutturdu ! Uzun bir aradan sonra sıralamada G.Saray’ı geçen Kartal, son 3 haftada Sivas’ı da sollayıp lig üçüncülüğüne yerleşebilecek mi ? Bu soru kadar önemli bir başka soru, Burak’ın bundan sonraki maçlarda oynayıp, oynamayacağı. Bir de sakatlığı devam eden Lajiç’in durumu var. Bu oyuncular olmadan Beşiktaş’ın lig üçüncülüğüne ulaşması ancak şans faktörüyle söz konusu olabilir tıpkı Kasımpaşa galibiyeti gibi…