DOLAR 33,0413
EURO 35,9402
ALTIN 2.546,09
BIST 11.156,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 33°C
Açık
İstanbul
33°C
Açık
Paz 34°C
Pts 31°C
Sal 31°C
Çar 31°C

BAHAR MEVSİMİNDE PERFORMANSIMIZA DİKKAT!

21.04.2012
A+
A-

Saygıdeğer Spor Meydanı okurlarım, uzun süren bir kış mevsiminden sonra, nihayet bahar mevsimi tüm güzelliklerini, öncelikle de batı bölgelerimizde kendini hissettirir oldu. Bu güzelliklere kuş sesleri de eşlik ettiğinde bizleri ayrı dünyalara sürükleyeceği bir gerçektir. Tüm bu güzellikleri hissedebilmemiz ise, sağlıklı, huzurlu olmamıza bağlıdır. Ancak görmekteyiz ki çoğu insanımız ve de sporcularımız, bahar ayının gelmesiyle birlikte büyük bir halsizlik ve isteksizlik tablosu sergilemektedirler. Kış ayı boyunca kendine dikkat etmeyen, zararlı alışkanlıklardan bir türlü uzak durmayan, uyku düzenine özen göstermeyen, dengeli beslenmeyen kişiler değil tüm bu güzellikleri görebilmek, aksine bahar mevsimi onlar için adeta kâbus olmaktadır. Şayet profesyonel veya amatör spor ile uğraşan kişilerde bu semptomlar çok daha fazla önem arz etmektedir.

Bahar aylarında havadaki elektrik yükünün artması ile birlikte negatif iyonlar bu duruma hazırlıksız o kişilerin omuzuna adeta bir yük gibi binmektedir. Bu kişiler kendilerinden ziyade Bahar mevsimini suçlayarak Bahar mevsimi geldi, adeta “Adım atacak halim kalmadı” diyebilmektedirler. Çünkü kış aylarında alkol, sigara gibi bağımlılıkları olan kişilerde beslenme kalitesi düşmüş, uyku düzeni bozulmuştur. Yani savunma sistemleri zayıflamış, tabiri caiz ise sıfırı tüketmişlerdir. Değil çiçeklerin rengârenk açmalarını, cıvıl cıvıl kuş seslerinin farkında bile değildirler.

Metabolizmamız, yaklaşık 20 derece artan hava sıcaklığı karşısında adaptasyon sağ- lamak için zaten büyük çaba sarf etmektedir. Homeostasis (iç ortamın dengede tutulması) ve Hipotalamus ile ısı dengesi ve su alımı düzenli bir şekilde yürütülmektedir. Reseptörlerimiz en küçük değişimi algılayabilmekte ve merkezi sinir sistemine, beynimize uyarılar göndermektedir.

Vücudumuzun inanılmaz tüm bu aktivitelerine karşı bizimde vücudumuzu hor kullanmamak gibi bir borcumuzun olduğunu unutmamamız gerekmektedir. Değil zararlı alışkanlıklarla iç içe yaşamak, aksine bu mevsime uygun sebze ve meyve tüketerek vücudumuzun ihtiyacı olan C, A, B vitaminlerini karşılamalıyız. Ayrıca, protein kaynağı et, süt, yumurtayı mönülerimizde bulundurmamı z gerekmektedir. Ayrıca balı da ihmal etmemeliyiz (şeker hastaları hariç). Mümkün mertebe yağlı yiyeceklerden, abur cubur diye tabir edilen kremalı pasta ve çöreklerden uzak durmak lehimizedir. Günde en az 2.5 litre su tüketerek hem vücudumuzdaki toksinleri atmış olur, hem de vücudumuzu şifa kaynağından mahrum bırakmamış oluruz. Düzenli bir uyku, spor ve beslenme havadaki iyonların pozitif olanları ile bizleri birlikte kılacaktır.
Ancak unutmamalıyız ki herkesin metabolizması farklı olduğundan uygulayacağımız diyetlerin kulaktan veya komşudan alınmış olmaması gerekmektedir. Gerektiğin de uzman bir kişiden yardım almamız menfaatimiz icabıdır.
Sağlıklı günler diliyor, Saygılar sunuyorum.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.