Bir futbol mucizesi

Kendi liginde son on beş yılda en iyi derecesi üçüncülük olan İspanyol takımı Sevilla, inanılmaz bir kulüp yönetimi ve muhteşem bir sportif direktörle bu süre içinde tam altı Avrupa Şampiyonluğu kazandı Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki iki numaralı kupası olan UEFA Avrupa Lig finalinde karşılaştığı Inter’i 3-2 mağlup eden İspanyol takımı Sevilla bu kupaya 6. kez uzandı.

1992’de Sevilla’da futbol oynadığı yıllarda takımın en önemsiz kişilerinin başında gelen 23 yaşındaki yedek kaleci Monchi, sekiz yıl sonra takımın başına sportif direktör olarak getirildiğinde, hiç kimse onun bir futbol mucizesine imza atacağını tahmin bile edemezdi. İspanya Ligi’ndeki tek şampiyonluğunu 1945-1946 sezonunda elde eden Sevilla’nın son 15 yılda La Liga’daki en büyük başarısı 2007 ve 2009’da elde ettiği Lig üçüncülüğü olurken, aynı dönemde tam tamına altı UEFA Ligi şampiyonluğu kazandı. Her şey Sevilla’nın lig sonuncusu olarak küme düştüğü 1999-2000 sezonunda başladı. Türkiye’nin tarihindeki ilk UEFA Kupasını kazandığı sene alt lige düşen Sevilla, 20 yılda altı Avrupa Şampiyonluğuna imza attı. Küme düştüğü senenin ardından takımın başına eski sporcusu, takımın yedek  kalecisi Monchi’yi getiren kırmızı-beyazlılar, dünyada eşine rastlanmayacak bir kulüp idaresiyle sadece Avrupa Kupalarına ambargo koymakla kalmadı, ucuza aldığı futbolcuları da milyon dolarlara satarak ticari bir başarıya imza attı.

Monchi ile gelen başarı hikâyesi

Avrupa futboluna son dönemlerde damgasını vuran sportif direktör  Monchi,  2000-2017 yılları arasında görev yaptığı sürede Sevilla’nın elde ettiği başarıların baş mimarı oldu. Uygun fiyatlarla
transfer edilen oyuncularda kilit rol oynayan Monchi’nin sportif direktörlük yaptığı 17 yılda 5 UEFA Kupası, 2 İspanya Kral Kupası ve birer UEFA Süper Kupa ile İspanya Süper Kupa kazandı. 2017’de Roma ile anlaşan İspanyol futbol adamı Monchi, 2019 Nisan ayında yeniden Sevilla’ya dönerek yarım bıraktığı şampiyonluklara devam etti. Sevilla’nın sırrı aslında “Değişmeyen tek şey değişimdir” kavramının futbol aklına dayalı bir sistem ile bütünleşmesinde yatıyor. Yıldız adaylarını cüzi paralara alıp kulübe hem başarı, hem de önemli paralar kazandıran Monchi, “Ben sihirbaz değilim, takım çalışmasıyla bunları yapıyoruz” dese de ortaya koyduğu organizasyonun sihirli bir tarafı var.

Ucuza aldıklarını milyon dolarlara sattılar

Avrupa Ligi’nde altıncı şampiyonluğunu kazanan Sevilla, Real Madrid kadar başarılı, Barcelona kadar şaşalı, Atletico Madrid kadar köklü bir kulüp olmayabilir ama onlarla rekabet edebilecek bir futbol aklına sahip. Monchi’nin sırrı çok yüksek bedeller ödemeden, iyi kadrolar kurması. İşte onun altına imza attığı bazı transferler; Reyes, Dani Alves, Sergio Ramos, Babptista, Navas, Adriano, Fabiano, Kanoute, Rakitic, Carlos Bacca, Negredo, Banega, Krychowiak, Vitolo ve Carrico. Rakitic’i 17.5 milyon avro karla Barcelona’ya satan Sevilla, Kanoute, Fabiano ve Alves’i çok genç yaşta keşfetti. Örneğin Alves’i 19 yaşında 200 bin avroya alan kırmızı-beyazlılar, 36 milyon avroya Barcelona’ya satmayı başardı. Sevilla ayrıca, 8 milyon Avro’ya FC Brugge’den Carlos Bacca’yı Milan’a 33 milyon Avro’ya verdi. Sevilla’nın elde ettiği 6 Avrupa Şampiyonluğunda tam
tamına 58 değişik futbolcu final maçlarında görev yaptı. Banega, Carrico, Coke, Gameiro, Jesus Navas ve Vitolo takımın 6 şampiyonluğunun üçünde yer alan isimler oldu.

Sportif direktörlüğün kitabını yazdı

Monchi, Sevilla’da kazandığı altı Avrupa şampiyonluğunun sırrı güvendiği ve inandığı takımı tasarlamasında yatıyor. Bunun için kulüp yönetiminden tam yetki alan Monchi, futbol dünyasında sportif direktörlüğün adeta kitabını yazdı. Modern bir sportif direktörde olması gereken, Yabancı dil,  Spor pazarlaması, Spor finansmanı, Personel yönetimi, İletişim uzmanlığı ve Spor hukuku bilgilerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Tüm bu donanımlara ek olarak Yönetimden alınan tam yetki sportif direktörü başarıya götüren sırrın anahtarları oldu. Ülkemizde hala ağalık, ağabeylik ile sportif direktörlük kavramları birleştirile dursun, futbolda söz sahibi olmak
isteyen kulüpler çoktan Monchi modelini uygulamaya soktular bile.

Yüzlerce futbolcuyu takip ediyorlar

Monchi’nin yetenekli ve yıldız adayı futbolcuları keşfedip, düşük maliyetlerle kadrosuna katmasının altında çok profesyonel bir takip ekibi ve bölgesel tarama yatıyor. Sezon boyunca 20 gözlemci, çok sayıda ligde maçları izleyip veri topluyor. Her ay sonunda, her lig için ideal bir 11 belirleniyor.
Yıl sonunda seçilen futbolcular iç saha, dış saha ve milli maçlarda izleyip oyuncu profili oluşturuluyor. Sonuçta her mevki için yaklaşık 200’e yakın futbolcu belirleniyor. Transfer döneminde Monchi, nasıl özelliklere sahip bir futbolcu istiyorsa, eldeki veriler taranarak en uygun isimler bulunuyor. Örneğin Monchi, maç başı en az 10 km koşan, 500 metre depar atabilen, savunmaya katkı sağlayan, ön alanda basan, en az 10 gol atıp, 5 asist yapmış, iki ayağını da kullanabilen bir santrafor istediğinde, istatistik ekibi bu mevki için en az 10 isim belirleyebiliyor.