Pedalların Ucundaki Özgürlük

Hülya Sungurtekin’in Gözünden İstanbul’da “20 km Hızla” Yaşam Sanatı
İstanbul’un bitmek bilmeyen koşturmacası, korna sesleri ve trafik stresi… Tüm bunların hemen yanı başında, denizin mavisiyle bütünleşen bambaşka bir dünya var. Bisiklet tutkunu Hülya Sungurtekin, İstanbul’un sahil şeridinde pedal çevirmenin sadece bir spor değil, “dünyayı 20 kilometre hızla izleme sanatı” olduğunu anlatıyor.
Şehrin karmaşasından kaçıp kendine dönmek isteyenler için Sungurtekin, güvenli rotaların, özgür pedalların ve sağlıklı bir şehrin formülünü veriyor.
“Kaostan Kaçış, Kendine Dönüş”
Hülya Sungurtekin için bisiklet, fiziksel bir aktivitenin çok ötesinde. İstanbul trafiğinin keşmekeşine girmeden, sahil hattındaki güvenli yollarda ilerlemenin bir ayrıcalık olduğunu vurgulayan Sungurtekin, o hissi şöyle tarif ediyor: “Kilometrelerce uzanan bu özel rotada, denizin kokusu eşliğinde yalnızca yolun ritmine ve kendi gücüme odaklanmak tarifsiz bir duygu. Korna seslerinin ve aceleci bakışların dışında kalmak, insana hem bedenen hem de ruhen şifa veriyor.”
Ona göre bu izole hatlar, şehirde nefes almanın ve hareket halindeyken meditasyon yapmanın en sade yolu. Pedallar döndükçe zihin berraklaşıyor, günlük hayatın yükleri kilometre taşlarında geride kalıyor.

Dünyayı 20 Km Hızla İzleme Sanatı
Bisikleti bir “farkındalık aracı” olarak tanımlayan Sungurtekin, bu tempoda hayatın detaylarının görünür olduğunu belirtiyor: “Bisiklet, dünyayı saatte 20 kilometre hızla izleme sanatıdır. Bu hız, çevreyle bağınızı koparmanıza izin vermez. Bir ağacın gölgesini, rüzgarın yönünü, denizin rengini fark edersiniz. Araçla hızla geçip gittiğiniz yerler, sele üzerinde anlam kazanır.”
Mükemmeli Bekleme, Güvenliği İhmal Etme
Bisiklet kültürüne adım atmak isteyenlere “en pahalı bisikleti alma kaygısını bırakın” çağrısında bulunan Sungurtekin’in yeni başlayanlara altın değerinde tavsiyeleri var:
Harekete Geç: Önemli olan yola çıkmak ve sürdürülebilir bir alışkanlık kazanmak.
Görünür Ol: Kask ve eldiven şart. Ancak en önemlisi ışık kullanımı. Işık sadece sizi değil, sizi fark edecek olanları da korur.
Temponu Bul: Şehri tüketerek değil, hissederek yaşamak için kendi hızınızda ilerleyin.

Daha Sessiz, Daha Temiz Bir Şehir İçin
Hülya Sungurtekin, bisikletin bireysel bir tercihten öte toplumsal bir dönüşüm aracı olduğuna inanıyor. Sahil hatlarının yürüyenler, koşanlar ve pedal çevirenlerle bir “yaşam alanına” dönüştüğünü belirten yazar, şu vizyonu paylaşıyor: “Daha çok bisiklet; daha az egzoz dumanı, daha az gürültü ve daha sakin bir şehir demek. Bir kişinin pedala basması küçük bir adım gibi görünebilir ama bu adımlar çoğaldıkça sokaklar yumuşar, yaşam daha insani bir hal alır.”
Sungurtekin yazısını, tüm İstanbullulara yaptığı şu çağrıyla bitiriyor: “Kendinize bir şans tanıyın ve yola çıkın. Mükemmel koşulları beklemeyin.”







Spor Meydanı ‘na & Syn Ufuk SARIGÜL’e teşekkür ederim.