DOLAR 27,2153
EURO 28,8193
ALTIN 1.676,08
BIST 8.304,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Az Bulutlu
İstanbul
26°C
Az Bulutlu
Çar 25°C
Per 24°C
Cum 24°C
Cts 23°C

‘’Ben Ne Güzel İşerim Güneşe Karşı’’

‘’Ben Ne Güzel İşerim Güneşe Karşı’’

Seneler önce İstanbul’un bunaltıcı yaz sıcağında yün süveter, kalın ceket giymiş orta yaşlı bir adama rastlamıştık.

Adamın üzerindeki atleti ve yakasını iliklediği gömleğini de düşününce, kışın bağrında kalmış gibiydi. Ayağındaki pantolon da kalın bir kumaştan dikilmişti. Muhtemelen pantolonun altında da yün bir içlik vardı. Arkadaşlardan birisi “Amca bu kıyatlerle pişmiyor musun?” diye sordu. “Şıpır şıpır terleyen sizsiniz, bak bakalım ben terliyor muyum? Ne kadar ince giyerseniz o kadar fazla terlersiniz.” dedi. Diyarbakır’dan gelmişti amcamız, yaz kış neredeyse aynı kıyafetlerle gezermiş. Yazın serin, kışın sıcak tutarmış giydikleri. Söyledikleri kısmen değil, tamamen doğrudur. Çünkü yünün öyle bir özelliği bulunuyor.

Bugünlere gelindiğinde, yaz aylarında yün giyen erkek veya kadın bulamazsınız. Belki Anadolu’nun ücra köşelerinde birkaç kişi kalmışsa, onlarda yokluktan giyiyorlardır. Herkes ne kadar ince giyerse o kadar serinleyeceğini zannediyor. İnce giymek bir yana, kadınlar radikal bir şekilde dekolte giyiniyorlar. Belki serinlemekten başkaca bir amaçları yok muştur. Dekolte giyimin dikkat çekici olduğunu da bilmiyorlardır.

Afrodit (Grekçe: Ἀφρδίτη), Yunan mitolojisinde aşk tanrıçası. Beden ve ruh aşkını birbirinden ayıran Antik Yunanlar, Afrodit adında iki tanrıçaya sahiplerdi: Afroditlerin biri, "beden aşkı" tanrıçası, diğeri ise "ruh aşkı" idi.

Afrodit (Grekçe: Ἀφρδίτη), Yunan mitolojisinde aşk tanrıçası. Beden ve ruh aşkını birbirinden ayıran Antik Yunanlar, Afrodit adında iki tanrıçaya sahiplerdi: Afroditlerin biri, “beden aşkı” tanrıçası, diğeri ise “ruh aşkı” idi.

Herkes Kendini Afrodit Zannediyor

Biliyorsunuz her şeyin minisini ve darını giymek moda, kim bilir belki de modaya uygun olarak giyiniyorlardır. Yıllar önce ünlü modacı Canan Yaka, bir röportajda “Mini etek giymek teşhirciliktir, bacakları güzel olmayanlar giymesinler.” demişti. Kime söz anlatacaksın, herkes kendini Afrodit zannediyor.

Bir ara üniseks giyim modası vardı, belki yine vardır. Her iki cinsiyetin de giyebileceği şekilde gömlek, pantolon ve tişört üretiliyordu. Sonra ölçü kaçtı bazı erkekler kadın, bazı kadınlar erkek giysilerine merak sardı. Bugünlerde transparan gömlek giyen bir erkek görürseniz şaşırmayın. İpin ucu o kadar kaçmış.

Giyim tarzı insan sağlığını olumlu veya olumsuz yönde etkileyebiliyor. Hatta akıl ve ruh sağlığına bile etki edebiliyor. Soğuktan veya sıcaktan korumayan, cinsiyetine uygun olmayan giysiler çok büyük sağlık sorunlarına sebep olabiliyor. Bir erkek kadın gibi giyiniyor, ya da bir kadın erkek gibi davranıyorsa her ikisinin de ruh sağlığını sorgulamak gerekir.

Ben Ne Güzel İşerim Güneşe Karşı

Toplum hızlı bir değişim içerisinde. Teknoloji konusunda Avrupa’yı yakalayamadık ama giyim konusunda fark attığımız tartışılmaz bile.

Şair Turgut Uyar ne güzel özetlemiştir Türk Toplumunun içinde olduğu çelişkiler yumağını ve bu durumu:

”ben ne güzel işerim güneşe karşı

arkamda medrese duvarı önümde çarşı

bir sürekli kaşınmadır yaşadığım

törelere ve alışkanlığa karşı”

Turgut UYAR

Şair burada; doğu kültürü ve geleneği ile (medrese duvarı) batı kültürü (çarşı, kapitalizm) arasında kalmış toplumumuzun (Türk Toplumu) , bir çelişkiler dünyasında olduğunu belirtiyor. Güneşe karşı işemek deyimini ise; abesle iştigal etmek, gerçekleri görmemek, gerçekleri işimize gelmediği için görmezlikten gelmek manasında kullanıyor. Bir başka şair bu duruma:”Bu bir çelişkidir, Arafta kalmaktır: Ne Batılı olabilmek ne de Doğulu kalabilmek… Oryantalistlerin dediği gibi ‘’Ortadoğulu’’  şeklinde açıklama getiriyor.

Çok Daha Radikal Yazılar Yazmak Gerekiyor

Fakat şurası bir gerçek ki dünyanın her yerinde dekolte, aklı başında insanlar tarafından eleştiriliyor. Aynı şekilde eşcinsel giyim tarzı da çok fazla kabul görmüyor. Ancak dünyayı insanlar yönetmiyor, insan kılığına girmiş vampirlerin elinde kalmışız.

Belki de bu konularda çok daha radikal yazılar yazmak gerekiyor. Bir spor gazetesinde ancak bu kadarı yazılabiliyor.

Sağlık ve huzurla kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.