VeNeLe
Şimdi maçlara ve başarılarımıza geçmeden önce bu VeNeLe denilen saçma sapan organizasyona iki çift laf edelim de EFAYVİBİ (FIVB) deki aklı evveller okusun ve feyz alsın. Hangi komitenin neresinden uydurduğu belli olmayan bir oyuncuları yıpratma, erken forma girmelerine neden olma, sakatlıklara zemin hazırlama oluşumu bence bu maçlar. Neden mi?
Kardeşim Avrupa-Asya şampiyonaları var. Dünya Kupası maçları var. Olimpiyat elemeleri var. Sizin anlayacağınız var oğlu var maçlar. Eee o zaman bu VNL‘ye neden gerek var?
Ben size gerçeği söyleyeyim. Bahisçiler kazansın diye var. 1 ay içinde ülke ülke dolaşan, her maçı ayrı rakiple oynayan, kafası cacık olmuş takımlar ve de teknik ekipler “yahu bitse de sakata gelmeden bir dinlensek, ayaklarımızı uzatıp şöyle bir film izlesek” moduna geçmek için dua ediyorlar bence.
Bunlar robot filan değil, insan. Zaten liglerde, Avrupa kupalarında bir sürü maç oynayıp geliyorlar. Bir de üstüne bu oradan oraya seyahat ederek, tekrar form tutmak ve “oyna babam oyna” durumunda kalıyorlar.
Ben bu lige VERY UNNECESSARY LEAGUE (İngilizce bilenler bilmeyenlere tercüme etsin bir zahmet) diyeceğim bundan sonra, kimse kusura bakmasın. Kaldırın da şunu oyuncular ve kenari tayfa biraz kafasını dinlensin, enerji toplasın, denize filan girip güneşlensin!
Atatürk’ün Kızları
Cengiz Tokgöz abi yıllar önce bir laf etti. Onlarca akıllı hala bu lafın etrafında dönüp duruyor. Neymiş Filenin Sultanlarıymış. Hangi devirde yaşıyoruz ki? Padişahlık mı var, saray haremleri yeniden mi kuruldu ki? Sultan tanımı kullanılıyor. Üstelik bu tanımın sadece kadınlara özgü olmadığı da bilinerek yani. Örn: Cem Sultan.
Ara başlıktaki bu tanımı en güzel İlkin Aydın kardeş değiştirdi. Veee “Atatürk’ün kızlarıyız biz” dedi. Aferin genç kaptan.. Bravooo
Ebrar’a Ne Oldu?
Turnuva hazırlıkları öncesinde yapılan resmi açıklamaya göre kendisinin “bir sakatlığı” varmış dediler. Ne sakatlığı diye sorduk soruşturduk. Bilin bakalım ne çıktı?
“Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) tarafından yapılan klinik değerlendirmeler ve detaylı görüntüleme sonuçlarına göre; Ebrar Karakurt‘un bel ve kalça bölgesinde artan şiddetli ağrıları sonrasında sağ sakroiliak ekleminde sıvı artışı ve kemik iliği ödemi tespit edilmiştir. Yoğun maç ve antrenman temposunun tetiklediği bu sinsi rahatsızlık nedeniyle sağlık ekibi, oyuncunun kariyerini riske etmemek adına tam olarak iyileşmeden parkeye çıkmaması yönünde kesin rapor vermiştir.”
Ne diyor? “… Yoğun maç antrenman temposunun tetiklediği…” Anladık mı şimdi?
Bir de sakatlık konusunda dolaşan bir dedikodu var. Kadıköy civarındaki sahil kafelerindeki renkli-neşeli sıvılarla ilgili. Ama ben pek ihtimal vermedim yani..!
U22
Yine kimse kusura bakmasın ama, Under 22 takımına da bir çift laf edeceğiz. Ve Unutun22’yi diyeceğiz. Daha da ağırı var ilk kelimenin ama ne de olsa Türk Milli Takımı. Ağır laf etmek yakışık almaz. U-22 ne demek? Seneye A Milli Takım demek. Eee orada ne oldu ki? Her maçta 3-0, 3-0, hem de İspanya, Hollanda gibi bizden daha gerideki ülkelere yenildiler. Üstelik oynadıkları turnuva da Avrupa Şampiyonası. Grup etabını 1 galibiyet, 2 mağlubiyet ve 4 puanla üçüncü sırada tamamlayan Millilerimiz, yarı final şansını kaybederek turnuvaya veda etti.
Kulislerden gelen haberler ise teknik ekibin içinde bir çekişme olduğu ve “benim takımım, senin 6’lın” filan diye bir ayrılık-gayrılık yaşandığı şeklinde. Kovun gitsin hepsini de anlasınlar Hanhayı Konyayı. ()
() “Başına gelenlerden ders almak, hayatın gerçek yüzüyle tanışmak”
İlk Sekizde 4.
Türk A Milli Kadın Voleybol Takımımız Japonya etabında aslında Cumartesi günü finali oynadı. Türk derbisi şeklinde geçen maçta Japonya’nın baş antrenörü “Men in Black” Ferhat Akbaş vardı. Baktım salonda millet yelpazelerle serinlemeye çalışırken bizimki eşofman üstü ile kenarda boyna su içip durdu. Kesin 3 litre filan tüketmiştir. Tabi ortam sıcak oldu ter bastı ama, eşofmanın üstünü çıkartmaya yeltenmedi. Bir de bir ara dinledim, mola da şöyle bir laf etti..” ellerden değil dirseklerden blok tutalım..” Çok iyi taktikti bence 😉
Neyse maçı ev sahibinin önünde, 7500 kişilik salonda 3-1 aldık ve de Tayland’ın karşısına çıktık. Brezilya’nın daha önce VNL’den düşmesin diye yedek kadroyla maça çıkıp 3-1 yenildikleri maça göre pek bir mutlu mesut maça çıkan ve her şey gülen Tayland takımı karşısında da galip geldik ve de 4. sırayı aldık. Şimdi 5. sırayı alacak takımı bekliyoruz.
Maçla ilgili dikkatimi çeken şey Cansu’nun sakızı oldu. Ne çiğnediyse bize de söylesin de alıp tadına bakalım. Ağzımızı sulandırdı yani :-/
VNL’deki başarılarımızın devamını bekliyoruz. ABD hariç iyi oynadık ama, o maçı vermeseydik işimiz daha da kolay olacaktı. Neyse bu da iyidir.
Şimdi sıra Filenin Efelerinde değil, Türk A Milli Erkek Voleybol Takımında…
Hadi ben kaçtım. Görüşürüz gençler bir ara yine.
Hepinize sevgilerimle,
Dr. Eski Voleybolcu
Şimdi reklamlar;
https://www.nobelyayin.com/yazar-selcuk-tuna/?yazar=Sel%C3%A7uk%20Tuna