UA-80077055-1
DOLAR 8,8817
EURO 10,3822
ALTIN 495,51
BIST 1.382
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Sağanak Yağışlı
İstanbul
23°C
Sağanak Yağışlı
Çar 22°C
Per 22°C
Cum 21°C
Cts 19°C

Uzakdoğu sporları tarihinde Türk gerçeği…  

Uzakdoğu sporları tarihinde Türk gerçeği…   

Günümüzde genel olarak bilinen Kung-fu, Karate-do,Taekwon-Do,Thai Boks vb. birçok Do sistemlerinin Çin, Japonya, Kore ve Tayland gibi ülkelerin geleneksel ve milli sporları olduğudur. Dünya spor tarihçilerinin geneli de  mücadele  sporlarının atası ve ilk disiplinli çalışmanın Kung-fu sistemi olduğu algısını maalesef kabul ederler. 

Günümüzde genel olarak bilinen Kung-fu, Karate-do,Taekwon-Do,Thai Boks vb. birçok Do sistemlerinin Çin, Japonya, Kore ve Tayland gibi ülkelerin geleneksel ve milli sporları olduğudur. Dünya spor tarihçilerinin geneli de  mücadele  sporlarının atası ve ilk disiplinli çalışmanın Kung-fu sistemi olduğu algısını maalesef kabul ederler.

Çinli spor tarihçileri Çin devletinin yönlendirmesi hatta baskısı ile Kung-fu haricindeki diğer tüm mücadele branşlarının da gelişimini , Çinli tacirlerin ve Budist misyonerlerin komşu ülkelere yaptıkları seyahatler sayesinde olduğu iddiasını bilinçli olarak sürekli gündemde tutmuşlardır.

Peki Kung-fu nun Çin’de gelişimi ve disipline edilişinin hikâyesi Çinli tarihçilerin yazdığı gibimi? Yoksa göz ardı edilen başka gerçekler demi var?

Bu sorunun cevabı “EVET VAR. TÜRKLER”

Türklerin dünyanın ilk sistemli dövüş sporu olan Kung-fu nun gelişiminde olağanüstü etkileri ve üstünlüklerini Uzakdoğulu  spor tarihçilerinin kabul etmesini beklemek sanırım çok fazla iyimser bir düşünce olur.

Çinli tarihçiler savaş sanatlarının  tarihsel gelişimlerini kaleme alırken, milliyetçi ve şoveniz duygularla hareket etmişler, tüm savaş sanatları stillerinin kendi topraklarından ve ırklarından geliştiğini ısrarla belirtmişlerdir. Bu iddia ile yapılan porapaganda’yıda maalesef tüm Dünya kabullenmiş ve savaş sanatlarının temelinin Çin’den ve Uzakdoğulular tarafından icat edilip geliştiğini kabullenmişlerdir.

Ancak gerek Dünya’da gerekse Ülkemizdeki sağduyulu spor tarihçiler Uzakdoğulu tarihçilerin bu iddialarına, tarihsel gerçeklerle karşı çıkmışlardır.

Benimde bu hassas konuda uzun yıllara dayanan araştırmalarım kamuoyunda bilinmektedir. Görsel, sesli ve yazılı medyada yayımlanmış bu konu ile ilgili birçok belge ve iddialarım olmuştur.

Konunun hassasiyetine binaen, bu konuyu spor meydanı.org sitemizin bana ayrılan köşesinde  tekrar gündeme getirmek ve bu konu ile Türk mücadele  sporları camiasına yüzyıllarca gizli kalmış gerçekleri birkaç başlık altında bir kez daha açıklamak isterim.

Türklerin tarih boyunca Çin topraklarındaki üstünlüğü ve etkisini  Ünlü Ortadoğu ve Avrupa tarihçisi Edorial chavannes yine Türkiye’de yaşamış olan Alman tarihçi wolfram Eberhard eserlerinde karşı konulamayacak tarihsel gerçekler ve kanıtlarla belgelemişlerdir.

Türk kavimlerinin Çin, Tibet, Hindistan vb. birçok doğu ülkeleri ve milletlerine kültürel vb. Bir çok sahada etki yaptığını bu etkileme ile birlikte öncülükte yaparak bu sayede bu milletlerin tarihçileri siyasi ve kültürel nedenlerle kabul etmese de günümüze kadar gelen birçok örf ve ananelerinde ( buna Kung-fu sporu da dahildir) Türk’lerin derin izleri olduğunu kesin delillerle ispat edilmiştir.

Çin tarihini incelediğimizde Çin toprakları üzerinde birçok Türk devleti kurulmuştur. Tabgaç, Göktürk hakanlığı, Uygurlar, Kan çou Uygur devleti, Kırgızlar, Türgişler ve Karluklar bu devletlere birer örnektir.

Türk kavimleri Çin topraklarında batı Çin ve Doğu Türkistan’da yoğundur. Ayrıca Türk tarihinde rastlanan Karahanlı hükümdarlığının kullandığı Tomgaç ve Tavgaç han unvanı Türk’lerin Çine hâkimiyetini ifade eder. Çünkü Çinlilerin Topa diye telaffuz ettikleri Türk’lerin Tabgaç boyu kısa zamanda gelişerek Çin’in bir bölümünü ele geçirerek Çin üzerinde uzun yıllar hâkimiyet kurmuştur. Tabgaç devleti sınırları içerinde o dönem 100 den fazla Budist tapınağı ve 2000 den fazlada Budist rahip bulunmaktadır.

Türk’ler Göktürklerden itibaren gerçek anlamda Çin’e hükmetmişler ve bu hüküm sürdükleri  zaman dilimi de Çin’de dövüş sanatlarının en fazla popüler olduğu tarih kesitidir.

Türk ve Çin milletleri arasında yapılan savaşların çoğundan galip çıkan ve Çin topraklarına hakim olan Türklerin Tüm dünya tarihçilerin inde kabullendikleri müthiş savaş sanatlarından Çin Kung-fu sunun etkilenmemesi imkânsızdır. Günümüzde dahi popüler olarak çalışılan Wu shu Kung- fu tekniklerinde ve stillerinde Türklere ait birçok figürleri görmemiz mümkündür.

Yukarıdaki gibi birçok tarihsel realite elimizde kaynak olarak bulunmaktadır. Bu kaynaklardan hareketle geçmişten buyana ısrarla üzerinde durduğumuz Uzakdoğu sporlarında Türk’lerin etkisi gerçeğini inşallah yakın bir zamanda kitap haline getirerek de sizlerin ilgisine sunacağım.

Bugün Uzakdoğu sporu diye tüm dünyada bilinen ve ülkemizde de çalışılan birçok faklı branşlar aslında atalarımızın etkileri ile yüzyıllar öncesinden günümüze gelmiştir. Doğal genetiğimizde var olan bu sporlara bu kadar ilgi göstermemizin bilimsel açıklamamsıda bu olsa gerek diye düşünüyorum.

Türk mücadele sporu yapan ve seven her bireyin  bu tarihsel gerçeklere inanması araştırması ve her spor platformunda konuyu ciddi bir iddia olarak gündeme getirmeleri milli bir görev olarak kabul edilmelidir. Çin, Japonya, Tayland Kore vb. ülkelerin tarihsel gerçekleri görmemezlikten gelip dövüş sporlarına sahiplenmeleri aslında Türk milletine karşı asırlardan bu yana yapılmış bir haksızlıktır. Aynı oranda kendi insanımızın da bu gerçeklere yabancı kalması ve sahiplenmemesi büyük bir hatadır.

Spor meydanı org. Aracılığı ile Milletimizin Mücadele sporları tarihinde yaşadığı bu makus tarihin önüne set çekip tarihsel gerçeklerle Türk milletinin her alanda olduğu gibi Mücadele sporları tarihinde de hak ettiği yere gelmesine hep birlikte vesile olmak dileği ile.

 

Her şey Türk Mücadele sporları için.

SPORCULUK SELAMI İLE.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.