UA-80077055-1
DOLAR 13,4726
EURO 15,2894
ALTIN 793,64
BIST 2.011,16
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 2°C
Az Bulutlu
İstanbul
2°C
Az Bulutlu
Pts 2°C
Sal 3°C
Çar 4°C
Per 6°C

Olimpik başarılarda mücadele sporları gerçeği  

Olimpik başarılarda mücadele sporları gerçeği   

Türk sporunu yönetenlerden beklenti artık istikrarlı ve geleceğe yönelik spor mevzuatlarının düzenlenip hayata geçmesi ve ehil yöneticilerin iş başında olmasıdır. Özellikle Mücadele sporlarına gerekli destek ve ilgi gösterilip bu branşların Türk sporunu zirveye taşıyacağı gerçeği üzerine gelecek adına planlamaların yapılmasıdır.

1924 yılında ilk katıldığımız Paris olimpiyatlarından 2016 Rio olimpiyat oyunlarına kadar geçen 92 yıl içerisinde ülkemize madalya kazandıran branşların önemli çoğunluğu bireysel olarak yapılan mücadele spor branşlarından geldiği Türk sporu için önemli bir detaydır.

Güreş ilk madalyayı ülkemize 1936 olimpiyatlarında kazandırırken Boks ilk kez 1984 de ,Judo 1992 de ve Taekwon-do 2000 yılında olimpik madalyalarımızı ülkemize getirmiştir.

Her dört yılda bir gerçekleşen  dünyanın en elit sporcularının yarıştığı ve maalesef ülke olarak tarihimizde sadece 6 branşta madalya kazanabildiğimiz bu büyük organizasyonda Türkiye olimpik tarihinde   Toplamda 90 madalya kazanırken bunların 77 tanesinin mücadele sporlarından gelmesi oldukça dikkat çekicidir.

İşte bu madalyaların branşlara göre sıralaması

Güreş 63 madalya

Taekwon do 7 madalya

Boks 5 madalya

Judo 2 madalya

Görüldüğü üzere neredeyse toplam kazandığımız madalyaların yüzde 86 sı Mücadele spor branşlarından gelmiştir. Bu istatistik bilgilerden sonra sıra şu soruyu sormaya ve cevabını bulmaya gelmektedir.

Olimpik oyunlarda ülkemizi adeta sırtlayan mücadele sporlarına 1924 den bu yana gerekli önem ve değer verilmiş midir?

1936 yılında ilk madalyasını alan güreş,1984 de boks,1992 de judo ve 2000 yılında Teakwon do ile ülkemiz başarılar kazanmışken ve 2021 olimpik oyunlarında  Karate do branşıda bir  Mücadele sporu olarak temsil hakkı kazanmışken bu 5  branşa gelecek olimpiyatlarda çıtayı çok daha yukarı çıkarmaları için ne gibi planlamalar yapılmış ve hayata geçirilmiştir?

Muhakkak ki belirli projeler ve planlamalar yapılmış ve bunlar devam etmektedir. Ancak ben bu planlamaların ve uygulamaların detaylarını burada  inceleme niyetinde değilim. Çünkü geçmişten günümüze yapılan böylesi  planlamalarda  öylesine fazla değişiklik ve farklı uygulamalar yapılmıştır ki bunları özetlemeye dahi çalışsak sanırım bu konuya onlarca sayfa ayırmamız gerekir.

Ülkemizin Katıldığı her olimpiyatları ortalama 7 veya 8 madalya ile bitirmesi ile  ortaya  istikrarsız bir  başarı grafiği çıkmaktadır. Buda yapılan planlamaların çok da doğru olmadığı ve belki de hayata geçirilemediği sonucunu bize göstermektedir.

Özellikle son 15 yılda devleti yöneten iktidarların spora verdiği olağan üstü desteklerin bile ülkemizi olimpik sıralamada ilk otuza  dahi sokamaması içinde bulunduğumuz durumun çok ciddi bir şekilde incelenmesini gerektirmektedir.

Bu konuda ki şahsi görüşüm şöyledir. Devletimizin tüm imkanlarını seferber ederek spora verdiği desteğin gerekli karşılığı bulamamasının en önemli deneninin sporu yönetenlerin yeterli vasıfta  ve ehil olmamalarıdır. Bunun yanında Türk sporunu yönetenlerin yine Türk sporunda  başarı yolunu açacak olan spor mevzuatını  standart, uygulanabilir ve istikrarlı bir hale bir türlü getirememeleri maalesef sporumuz için adeta bir kabus haline gelmiştir.

Olimpik başarılarımızı bize kazandıran mücadele sporlarının amatör spor branşları olmaları ülkemizde amatör sporlara da gereğinden çok fazla destek ve ilgi gösterilmesi  gerçeğini bize göstermektedir. Türk sporunu yönetenlerden beklenti artık istikrarlı ve geleceğe yönelik spor mevzuatlarının düzenlenip hayata geçmesi ve ehil yöneticilerin iş başında olmasıdır. Özellikle Mücadele sporlarına gerekli destek ve ilgi gösterilip bu branşların Türk sporunu zirveye taşıyacağı gerçeği üzerine gelecek adına planlamaların yapılmasıdır.

Peki Mücadele sporları camiamızda bu noktada beklentiler nelerdir?

Birkaç başlıkta bunları sıralayalım.

*Mücadele sporlarına özel gelecek planlamaları.

*Sporun siyaset den bağımsız yönetilmesi.

*Tüm spor yönetim kadrolarına liyakat sahibi yöneticilerin seçilmesi.

*Spor yönetim kadrolarının sporun içerisinden gelmiş ehil isimlerden  oluşması.

*Spor yöneticileri ve federasyon başkanlarının başarısız yönetim ve  sonuçlardan sorumlu tutulması.

*Özellikle ilk okul ve devamı eğitim aşamalarında mücadele sporlarına yetenekli sporcu seçimi.

*Amatör salon branşlarına çok daha fazla destek verilmesi.

*Mücadele sporları Federasyonlarının yapısında köklü değişiklikler.

Yukarıda sıralamaya çalıştığım ve birkaç başlıkta özetlediğim konular Türk sporunun sorunlarının odak noktalarıdır. Bu sorunları çözebilecek öngörüye sahip spor yöneticilerinin hakkettikleri görevlerin başına gelmesi dileği ile.

Her şey Türk mücadele sporları için

Sporculuk selamı ile.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.