Fenerbahçe İle Zor Galibiyet..!
Fenerbahçe, Samsunspor’u 3-2 yenerek zorlu bir galibiyet aldı. İlk yarıda kötü bir performans sergileyen takım, Archie Brown ve Nene’nin katkılarıyla geri dönüş yaptı. Hakem Oğuzhan Çakır’ın yönetimi ise eleştirildi.

İlk Yarıdaki Kayıp Görüntü ve Taktiksel Zaaflar
Fenerbahçe, kendi taraftarının önünde çıktığı Samsunspor karşılaşmasında adeta ecel terleri döktü ve tabiri caizse öldü, öldü dirildi. Son haftalarda sarı-lacivertli takımda adeta bir kronik sorun haline gelen “maçın ilk yarısında sahada yokları oynamaları” sendromu, bu kritik doksan dakikada da izlemek zorunda kaldı. Teknik heyet maça sürpriz bir kararla 3’lü defans kurgusu ile başlarken, bu sistemde sağ ve sol stoperleri olarak görevlendirilen Mert Müldür ile Levent Mercan, insanların beklentilerinin çok uzağındaydı. İki oyuncu da kendi mevkilerinin dışındaki oyunların bocalamasıyla ortaya çıkmamıştı. Nitekim yenilenen ikinci altının fiziksel dezavantajı ön plana çıktı; stoper konumunda boyu kısa kaldığı için zamanında hamle yapılamadı. Sahada kalabildiği süre boyunca verimli olamayan Mert Müldür, tribünlerin haklı tepkisiyle karşılaştı. Aslında Fenerbahçe’nin saha içi organizasyonunda işler hiç de iyi gitmiyor.
Tedesco’nun Anlaşılmaz Rotasyon İnadı
Sahadaki temel kaynaklarından biri de teknik direktör Tedesco’nun bitmek üzere olan, bilinmeyen sistem ve oyuncu arayışları. Takımda her hafta sürekli yeni bir deneme yapılması, kadro istikrarını tamamen ortadan kaldırmış durumda. Bir hafta sahada harikalar yaratan, son derece formda olan bir oyuncuyu, bir sonraki hafta ilk 11’de görememek sadece taraftarı değil, futbol aklını da şaşırtıyor. Bu ilginç bakım mantığının sırası, hocanın Kanté inadını da anlamlandırmak gerçekten çok güç. Belli bir yaşanmış ve tempolu maçlarda zorlanan Kanté’de bu kadar ısrar etmek yerine, orta sahaya dinamizm ve enerji katacak İsmail Yüksek ile maça başlanması çok daha akılcı ve doğru bir hamle olabilirdi.
Geri Dönüşün Mimarları: Brown, Nene ve Cherif
Tüm bu taktiksel hatalara ve takımın tutuk oyununa rağmen, sahada isyan bayrağını gösterebilme yeteneğinin varlığı Fenerbahçe’yi ipten aldı. Archie Brown, gösterdiği inanılmaz istek, bitmek bilmeyen enerjisi ve ikili mücadelelerdeki faydasıyla sahanın açık ara en iyilerindendi. Takımının hücum organizasyonlarında Kerem’in çabası dikkate alınmadı. Oyundan sonra Nene’nin attığı kritik gol, takımının ateşleyicisi oldu. Öte yandan kadroda mutlaka daha fazla süre alarak ısrarla çoğaltılması gereken Sıddıki Cherif, galibiyet golünü atarak adeta “Ben de bu takımın vazgeçilmeziyim” mesajını verdi. 2-1 geriye düşülen bir maçta bu oyuncuların ekstra performansıyla skoru 3-2’ye ulaştırmak muazzam bir işti.
Samsunspor’un Direnci ve Hakemin Kötü Yönetimi
Rakip Samsunspor’a da ayrı bir parantez açılması gerekiyor. Yeni teknik direktörleriyle birlikte oyun anlayışlarını tamamen değiştirmiş, oldukça diri ve ne yapabilen bilen bir takım hüviyetine bürünmüşler. Futbolun “arka sokakları” olarak tabir ettiğimiz, skoru kaydetmeye yönelik oyunu ilerletme ve tempoyu düşürme metotlarını sahada ustaca sunabiliyorlar. Maçın hakemi Oğuzhan Çakır ise maalesef gecenin en kötü performanslarından birini sergiledi. Çaldığı yersiz ve yanlış düdüklerle işleyişi doğal olarak bozdu. Özellikle ilk yarıda oyunu zırt pırt durdurması, hem futbolcuların ritmini bozdu hem de maçın soğumasına neden oldu.
Tüm bu olumsuzluklara, yükselen futbola ve hakem hatalarına rağmen Fenerbahçe, Kadıköy’de çok zor da olsa hayati bir galibiyet aldı. Kredisinin tamamen tükendiği bir hafta maçında 3-2 galibiyet, şampiyonluk yolunda çok büyük bir zorlukların aşılması demekti.



