Tedesco ile 3 Altın Puan!
Fenerbahçe Tedesco önderliğinde “altın” değerindeki 3 puanı hanesine yazdırarak şampiyonluk yarışında kartları yeniden dağıttı.

Tedesco’nun Dokunuşu Ve Talisca Resitali
Haftanın en kritik virajında, ezeli rakip Galatasaray’ın puan kaybettiği haberiyle sahaya çıkmak, bir takım için hem büyük bir motivasyon kaynağı hem de yönetilmesi zor bir stres faktörüdür. Fenerbahçe, Alanyaspor karşısında işte bu bıçak sırtı atmosferde, “altın” değerindeki 3 puanı hanesine yazdırarak şampiyonluk yarışında kartları yeniden dağıttı. Ancak bu galibiyet, sadece tabeladaki skorla değil, devre arasında yapılan “akıl dolu” müdahalelerle geldi.
Futbolun yazılı olmayan kurallarından biridir; rakibin tökezlediği hafta kazanmak, 3 puandan çok daha fazlasını, yani psikolojik üstünlüğü getirir. Fenerbahçe, Alanyaspor karşısına bu bilinçle çıktı çıkmasına ama ilk 45 dakika, sahada “bedenen var ama ruhen yok” bir takım izledik.
Süper Kupa’nın Gölgesinde Tutuk Başlangıç
Maçın başlama düdüğüyle birlikte Fenerbahçe’de gözle görülür bir “Süper Kupa yorgunluğu” hakimdi. Sanki kafalar hâlâ o final maçının atmosferinde kalmış, fiziksel olarak sahaya tam anlamıyla dönememişlerdi. Bu mental dağınıklığı çok iyi süzen bir Alanyaspor vardı karşımızda. Rakip, Fenerbahçe’yi kendi yarı sahasında beklemek yerine, cesur bir ön alan baskısıyla (high-press) oyunu forse etti. Sarı-lacivertlilerin oyun kurmasını engelleyen bu baskı, ilk yarıda Fenerbahçe’nin ritmini tamamen bozdu.
Bu tutukluğun en somut örneği kalede Ederson’du. Dünya çapındaki eldiven, kendisinden hiç beklenmeyecek bir tutukluk içindeydi. Özellikle yediği ilk golde, bir kalecinin “namusu” sayılan kapattığı köşeden topu ağlarında görmesi, takımdaki konsantrasyon eksikliğinin en net fotoğrafıydı.
Sahada Olmayanlar: Kerem ve İsmail
Fenerbahçe adına ilk yarının “kayıp” hanesinde iki isim öne çıktı: Kerem Aktürkoğlu ve İsmail Yüksek. Normal şartlarda enerjisi ve hırsıyla takımı ateşlemesi beklenen Kerem, oyunun hiçbir anında yoktu. Ne hücum presinde o bildiğimiz ısırganlığı gösterdi ne de ofansif aksiyonlarda sorumluluk aldı. Gollük pozisyonlarda olması gereken “tehlike bölgesi”nde (zone 14) onu arayan gözler boşluğa baktı. Orta sahanın dinamosu İsmail ise yoğun maç trafiğinin kurbanı olmuş gibiydi. O bitmek bilmeyen enerjisi tükenmiş, ikili mücadelelerdeki direnci düşmüştü. İsmail’in yorgunluğu, Fenerbahçe’nin orta saha direncini kırınca, Alanyaspor geçiş hücumlarında çok rahat alan buldu.
Tedesco Farkı: İyi Hoca Krizi Çözendir
İşte maçın kırılma anı, soyunma odasında Domenico Tedesco’nun tahtaya vurduğu andı. İlk yarıdaki kötü gidişatı izleyen değil, müdahale eden bir hoca profili gördük. İkinci yarı sahaya çıkan Fenerbahçe, taktiksel bir metamorfoz geçirmişti.
Tedesco, elindeki malzemeyi en verimli şekilde kullanma dersi verdi. Oyuna Duran’ı alarak yaptığı hamle, sadece bir oyuncu değişikliği değil, bir satranç hamlesiydi. Duran’ın girişi, rakip savunmanın dengesini bozarken asıl etkiyi Talisca üzerinde yarattı.
Talisca: Bir Futbol Resitali
Brezilyalı yıldız Talisca, ikinci yarıda teknik direktörünün kendisine tanıdığı “saha içi özgürlüğü” sonuna kadar kullandı. Duran’ın rakip stoperleri meşgul etmesiyle boşa çıkan Talisca, sahanın her yerine ayak bastı. Orta sahada top dağıttı, kanatlara indi ve en önemlisi ceza sahası içinde “bitirici” kimliğine büründü.
Son haftaların en formda ismi, sadece 2 gol atmadı; takımı sırtladı, arkadaşlarını yönetti ve Alanyaspor’un direncini kıran balyoz oldu. Yanında ona eşlik eden Asensio da her zamanki gibi iyi niyetli, üretken ve oyun zekası yüksek bir performans sergiledi. Asensio ve Talisca’nın uyumu, ikinci yarıdaki dominasyonun anahtarıydı.
Lig Yeniden Başlıyor
Son düdük çaldığında tabeladaki skor, Fenerbahçe için hayati bir zaferi müjdeliyordu. Galatasaray’ın puan kaybettiği haftada gelen bu galibiyet, puan farkını 1’e indirerek ligin dinamiklerini sıfırladı.
İlk yarısı kabus, ikinci yarısı rüya gibi geçen bu maç, şampiyonluk yolunda teknik direktör dokunuşunun ve yıldız oyuncu (Talisca) faktörünün ne kadar belirleyici olduğunu bir kez daha kanıtladı. Kısacası; Fenerbahçe için lig yeniden başladı ve bu “3 altın puan”, sezon sonunda şampiyonluk kupasının kulpunu tutan el olabilir.





