Süper Lig’de maçlar neden başlamalı?

TFF, Süper Lig’de maçların yeniden 12 Haziran’da oynanmaya başlayacağını açıkladı. Bazı çevreler TFF’nin bu kararını yanlış olarak değerlendirip, maçların oynanmamasını istiyorlar. Ancak TFF’nin oynatma kararı, bazı kulüpler için hayati önem taşıyor. Neden mi ?

Corona virüs nedeniyle her türlü spor organizasyonun durması, ister istemez ekonomik kaygıları da beraberinde getirdi. Maçlar durunca, spora para girişi de kesildi. Konumuz futbol olduğu için futbol ekonomisi üzerinde duracağız. Futbolun, özellikle de profesyonel futbolun en önemli gelirini televizyon yayın gelirleri oluşturuyor. Bu oran Türkiye’de Anadolu kulüplerinde %80’lerdeyken, 4 Büyükler de %40 ila %60 arasındadır. Maçlar oynanmayınca, TV yayın gelirleri de duruyor…Kulüplerin kasasına para girişi olmuyor

Futbol: Kırılgan ekonomi

TV yayınları gelirleri, kulüp ekonomilerinde bu kadar önemli olunca, ister istemez futbolun aktörleri maçların başlamasını istiyorlar. Yaklaşık 2 aydır sadece Türkiye’de değil Avrupa’nın dört bir tarafında maçlar durduğu için, kulüplerin kasasına tek bir kuruş girmiyor. Belli birikimi olan kulüpler, özellikle de ayağını yorganına göre uzatanlar bu durumu şimdilik yönetebiliyorlar. Ne var ki bunların sayısı çok fazla değil.

Futbol ekonomisinin en sağlıklı işlediği Almanya’da bile, bazı Bundesliga kulüpleri maçlar oynanmadığı takdirde iflas edebileceklerini açıkladılar. Bunun nedeni, kötü yönetildikleri için değil sadece futbol ekonomisinin çok kırılgan bir yapıya sahip olması; para akışı kesildiğinde iflaslar kaçınılmaz gibi gözüküyor. Bu gerçeğin farkında olan Alman siyasetçiler, futbolun sosyal özelliğini de dikkate alıp, maçları başlatma kararı aldı.

Küçük çıkarlar

Maçları başlatma kararı alan sadece Almanlar değil. İspanyol, İtalyanlar, İngilizler de maçların başlatılacağını duyurdular. Bu sürece Türkiyede dahil oldu. Maçların oynanmasını özellikle kulüpler istiyor. Ülkemizde bazı kulüpler ise maçların başlamasına sıcak bakmıyorlar. Bu kulüpler özellikle Anadolu kulüpleri ve ortak özellikleri ligin düşme potasında bulunmaları. Maçlar oynandığı takdirde, bu takımların bazıları alt lige düşecek.

Acaba böyle bir olumsuzluğu yaşamamak ve bir sezon daha Süper Lig’de kalmak için mi Anadolu kulüpleri böyle bir davranış sergiliyorlar ?  Varsayalım maçlar oynanmadı ve lig de kaldılar ama kasalarına bir kuruş para girmeyecek. Zaten borç içinde yüzüyorlar, bu şekilde bir sezon daha Süper Lig’de oynamaları kime ne fayda sağlayacak ?Bu kritik ve üzerinde düşünülmesi gereken soruların cevaplarını siz okurlara bırakıyorum.

Tedbirler alınır maçlar başlar

Süper Lig’de zaten kulüplerin çoğu borç batağında. Bu kriz ortamı bazıları için daha da kötü sonuçlar verecek. Böyle bir risk olduğu için, Süper Lig’de maçlar kaldığı yerden, alınacak sıkı tedbirler çerçevesinde başlatılmalıdır. Bu şekilde, maçları ekrana taşıyacak yayıncı kuruluş, kulüplere yapacağı ödemelerle kulüplerin nefes almasını sağlayacaktır. Ve hiçbir kulüp bu hassas dönemde, “Kazanmak için her yol mubah” anlayışına tenezzül etmemelidir.

Unutulmamalıdır ki, havuz sisteminin geçerli olduğu Süper Lig’de ürün kulüpler değil ligin kendisidir. Böyle bir gerçek söz konusuyken, her kulüp kendi çıkarını değil, ligin çıkarını düşünerek hareket etmelidir. 18 kulübün 10’u iflas bayrağını çektiğinde, bu olumsuzluk kalan 8 kulübü de fazlasıyla etkileyecektir. Her kulüp kendine çeki düzen vermelidir. Karşılıklı suçlamalar son bulmalıdır. Böyle sıkıntılı bir dönemde futbol, izleyenlere keyif ve moral vermelidir.