UA-80077055-1
DOLAR 9,6090
EURO 11,1880
ALTIN 557,95
BIST 1.489
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
15°C
Parçalı Bulutlu
Sal 16°C
Çar 17°C
Per 15°C
Cum 16°C

Para Değil Sevgi Biriktirin!

Para Değil Sevgi Biriktirin!

Süper Lig şampiyonluğu, tam kapanma süreci, Filistin’deki İsrail zulmü gibi konular vardı bu hafta gündemde. Bu hafta hangi konuda ne yazayım diye düşünürken, bir süredir sosyal medyadan ilgiyle takip ettiğim Emekli Edebiyat Öğretmeni Gülkız Turan‘ın öğrencilerine verdiği çok güzel bir yazı konusu dikkatimi çekti. Konudan daha fazlasını, yazının iskeletini de beraberinde vermiş, Hoca Hanım. Belki de boşlukları hatıralarınla ve hislerinle doldur, güzel bir yazı olsun demiş.

“Çocukluğunda güzel bir alışkanlık kazandırmak için kumbara aldılar mı sana? Tutumluluğu özendirmek istiyorlardı belli ki… Bir kumbara veriyorum bugün sana, içine neleri atacaksın? Kumbara dolduğunda masanın orta yerine boşalt onu. Neler var? Neden biriktirdin onları? Biriktirirken nelerden vazgeçtiğini de yazar mısın?” diyerek yazının paragrafları için kopya vermiş öğrencilerine, Gülkız Hanım. Konuyu çok beğendim ve bir kaç paragraf da ben yazmak istedim.

Henüz onüç veya ondört yaşlarında bir çocuğum. Sene 1977 veya 1978, kırk küsur yıl önce. Ben de bisikletim olsun istiyorum her çocuk gibi. Babama kırmızı bir bisiklet istediğimi söyledim, bakalım dedi. O yıllarda bisiklet almak, altı çocuklu bir memur ailesi için kolay bir şey değildi. Bir kaç gün sonra babam elinde kurşun renkli bir kumbarayla çıkageldi. Öyle tenekeden falan değil, sağlam ve ağır bir kumbara. Bir bankanın amblemi var üzerinde. Dolunca bankada açıyor, parayı hesabınıza yatırıyorlar. Anahtarı banka şubesinde, içine attığınız parayı geri alma şansınız yok.

WhatsApp Image 2021 05 15 at 23.52.41

gulkizturanyazievi

Kış aylarındayız ve okula gidiyoruz, hergün az çok harçlık veriyor babam. Hergün kumbaraya para atıyorum, boş geçtiğim gün yok gibi. Okul kantinine fazlaca gitmiyorum artık, çok canım isterse haftada bir kere gazoz alıyorum belki. Kumbara doldukça, içine attığım paralar daha tok bir ses çıkarıyor. Paralar birikip çoğaldıkça, içimdeki kırmızı bisiklete kavuşma hevesi de artıyor. Okulların kapanmasına bir kaç hafta kala, kumbarada tek kuruşluk bir yer kalmamıştı. Kumbarayı banka şubesinde açtırdık, bisikletin yarı parası kadar biriktirmiştim. Yaz tatili kapıdaydı ama henüz bisiklet alacak kadar para yoktu ortada.

Eve dönerken çeşitli ev eşyaları satan bir mağazadan içeriye girdik. Mağazanın bir köşesinde alıcısını bekleyen bir kaç bisiklet vardı. Babam arkadaşı olan mağaza sahibine hal hatır sorarken, bir yanda da göz ucuyla bisikletlere bakıyordu. Ben çoktan beğenmiştim kırmızı renkli olanını, üzerinde Pinokyo yazıyordu. O yıllarda fazla ilgi gören bir çocuk bisikletiydi bu marka. Bisikletle çıktık mağazadan ama acemiydim, binmesini bilmiyordum. Trafikten uzaklaşınca binmeye başladım, babam bisikletin selesinden tutuyordu ama sağa sola yalpalıyordum. Eve gelinceye kadar az çok dengede tutmaya başlamıştım bisikleti. Sonra günlerce inmedim üzerinden. İleriki yıllarda daha büyük ve mavi bir bisikletim de oldu ama hayallerimi kırmızı pinokyo ile yaşadım. Kurşun renkli kumbarayla, önemsiz kuruşların zamanla önemli miktarlara dönüştüğünü gördüm. Sabırlı olmayı, istediğin her şeye hemen ulaşamayacağını öğrendim.

Bugün bir kumbaram olsa içine paradan daha çok sevgi, merhamet, cesaret, bilinç atardım. Kendim için, ülkem için, milletim için ve tüm insanlar için. Kendi hayallerimden vazgeçerdim. Mesela daha rahat yaşanabilir bir ev yerine, daha huzurlu ve daha yaşanabilir bir dünya hayal ederdim. Kumbarayı boşaltınca karşılık bulan sevgiler, korkusuz simalar, kendinden emin bakışlar görmek daha çok memnun ederdi beni.

İnsanları renkleri, inançları ve milliyetleri sebebiyle ötekileştirinler için biriktirirdim sevgiyi. Evlerine bombalar yağdırılan mazlumlar için, üzerine silah doğrultulan çocuklar için cesaret biriktirirdim ve bu zulmü onlara reva görenler için merhamet. Bir bisikletten daha fazlasını düşünürdüm bu kez. Yanan ormanlar, kuruyan göller, nesli tükenen hayvanlar ve her geçen gün azalan insani değerler için çözüm biriktirirdim. Sevgi ve merhametten nasibini almayan ezen, sömüren, bir türlü gözleri doymayan ve dünyanın huzurunu bozanlar için bir avuç kara toprak atardım kumbaraya.

Sevgiyi, merhameti, cesareti, bilinci çocuklarımızın yüreğinde ve beyninde biriktirmek için çok geç kalmış sayılmayız. Böylece bizim her şeyiyle kirlettiğimiz dünyayı, çocuklarımız daha yaşanabilir bir hale getirebilirler. Yoksa onları kendi ellerimizle cehenneme atmış oluruz.

Yazı yazma hevesi olanlar Instagramda, gulkizturanyazievi adresinden Gülkız Turan‘ı takip edebilirler.

Kaleme aldığım bu yazıyı tamamlamaya çalıştığım dakikalarda şampiyonluğunu ilan eden Beşiktaş’ı ve taraftarını tebrik ediyorum.

Herkes için daha yaşanabilir bir dünya diliyorum. Sağlık ve huzurla kalın.

YORUMLAR
  1. Avatar of Ahmet Kılıçaslan. Ahmet Kılıçaslan. dedi ki:

    Çok güzel bir yazı olmuş ağzına kalemine sağlık kardeşim.