Palandöken’den Everest’e Bir Başarı Öyküsü…

Amatör ruhlu sporcular, para kazanmak veya şöhret olmak için spor yapmazlar. Onlar için spor bir tutkudur. Sporu para ve şöhret için seçenlerin birçoğu, zaman içerisinde spordan uzaklaşırlar. Sporu tutku haline getirenler ise ömür boyu spor yaparlar.

Sekiz yaşında Erzurum Beden Terbiyesi İl Müdürlüğü’nün açtığı kayak kursuna katılarak spora başlayan bir arkadaşım var. Kırk yedi yıldır temposunu artırarak devam ediyor spora. Kayak yaparak başladığı spor hayatına, zaman içerisinde başka sporlar da ekledi. Spor hayatı boyunca defalarca sakatlıklar yaşadı, ayağını kırdı, aşil tendonunu kopardı. Her seferinde kaldığı yerden devam etti, pes etmedi.

Çocuk yaşlarda kayak yarışmalarında elde ettiği dereceler ona özgüven sağladı. Üniversiteler arası kayak şampiyonasında ikincilik derecesi elde etti. Fakat okuldaki başarısına engel olacağı düşüncesiyle, bir daha yarışmalara katılmadı. Lise yıllarında dağcılık ve bisiklet sporuna başladı. Fırsat buldukça Palandöken Dağının zirvesine günübirlik çıkışlar ile kondisyon ve tecrübe kazandı. Yağmur, yağış, kar, buz her türlü hava şartlarında zirveye tırmandı. Fiziki gücünü artırdığı kadar psikolojik olarak da kendisini güçlendirdi. Bisikletiyle zaman zaman iki yüz kilometre yol kat ettiği oluyordu. On iki saate varan bir sürede tamamlanan bu etaplar için normalin çok üzerinde bir kondisyona sahip olmak gerekiyor. Bisikletini dağların zirvesine sürmek ayrı bir keyifti onun için. Defalarca iki buçuk saatlik zorlu yolculukla, Palandöken Dağının dik yokuşlarını aşarak zirveye ulaştı.

Başka dağların zirvelerine ayak basma arzusu, onu ilk olarak Kaçkar Dağlarının zirvelerine götürdü. Artık günübirlik tırmanışlar yerine, kamp kurarak tırmanıyor, dağlarda daha fazla zaman geçiriyordu. Doğu Karadeniz sahili boyunca uzanan Kaçkar Dağlarının bütün zirvelerine ayak bastı. Türkiyenin en yüksek dağları Ağrı, Erciyes, Aladağlar, Süphan, Demirkazık’da kamp kurdu, zirve tırmanışları yaptı. Ağrı, Kaçkar ve Süphan’a kışın kayakla çıktı. Kayakla tırmanış, son yıllarda en fazla tercih edilen tırmanış türü. Zirveden kayak yaparak inmek birden fazla sporu bir arada yapma şansı veriyor.

Dağcılık sporunda yeterli tecrübeye sahip olduğuna inandığında, yurt dışında zorluk derecesiyle bilinen dağlara yöneldi. Gürcistan’da 5054 metre yüksekliğindeki Kazbeg Dağında, Rusya’da 5642 rakımlı Elbrus Dağı ve İran’da Demavend Dağının 5610 metre zirvesinde bayrağımızı dalgalandırdı. 2007 yılında Nepal’e, Himalayalara gitti. Yaklaşık bir ay süren bu seyahat esnasında, Himalayalarda çok uzun yürüyüşler yaptı ve sırasıyla Kalapatar 5643 mt, Lobuje 6170 mt, Island Peak 6189 mt ve 5500 mt Everest ana kampına tırmandı.

Arkadaşım elli beş yaşında olmasına rağmen genç ve tanınmış birçok sporcudan daha atletik ve daha fazla azimli.

Adı; Sacit Amil. Erzurum doğumlu, başarılı bir sporcu olduğu kadar başarılı bir iş adamı. İş hayatındaki başarıyı büyük ölçüde spora borçlu olduğunu düşünüyorum. Spor hayatında edindiği disiplini hayatına yaymayı başardı. Hayatı boyunca güneş doğmadan önce uyandı. Çünkü spor tembelliği asla kabul etmiyordu, iş hayatı da.

Bir sporcuda bulunması gereken en önemli özellik hiç kuşkusuz amatör ruhtur. Amatör ruh sporcuyu cesur ve yeniliklere açık hale getirir. Motivasyon için, başkalarına ihtiyaç duymadan kendisini motive eder. Sacit, çevresini ve arkadaşlarını da motive ederek dağların zirvesine taşıdı. Tecrübesi ve azmi, onu her zaman lider konumunda tuttu.

Sacit, gençlere hayatlarının her döneminde imkânları ölçüsünde spor yapmalarını, sağlıklı bir şekilde beslenmelerini öğütlüyor. Spor sağlıklı kalmanın, iyi bir arkadaş çevresi edinmenin ve kötü alışkanlıklardan uzak kalmanın en önemli yoludur diyor. Gençlerin hayatlarını disiplin altına almasının en iyi yolunun, spor yapmak olduğunu da ekliyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur sözünü hatırlatarak, bilgili, terbiyeli, sağlıklı bir nesil yetiştirmek, biz ebeveynler için dinimize, milletimize ve ülkemize karşı bir sorumluluktur diyor.

Spor, yaşa, zamana ve mekâna bağlı bir aktivite değildir. Evinizin bir odası, bir dağın yamacı veya ormanların patikaları birer spor alanıdır. Hangi yaşta olursanız olun, spor yapmak için geç kalmış değilsiniz.

30 Ağustos Zafer Bayramımızı Kutluyor, tüm şehitlerimizi Rahmet, minnet ve özlemle anıyorum.

Sağlık ve huzurla kalın.