DOLAR 18,8260
EURO 20,1812
ALTIN 1.131,78
BIST 4.505,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 3°C
Çok Bulutlu
İstanbul
3°C
Çok Bulutlu
Çar 5°C
Per 5°C
Cum 6°C
Cts 7°C

Sobasızlık da Zormuş

Sobasızlık da Zormuş

Geçenlerde bir arkadaşımın evinde, yanan soba eşliğinde bir bardak çay içtik. O an tarifsiz bir mutluluk ve tarifsiz bir nostalji yaşadım. Çocukluğum aklıma geldi, uzun süren kışlar ve o yıllarda yaygın olarak kullanılan sobalar.

Odunlusu, kömürlüsü ve kepek yakılan kovalı sobalar vardı. Kuzine tipi sobalar daha fazla tercih edilirdi. Kalorifer ile kıyaslanmayacak kadar sağlıklı ve bir o kadarda ekonomiktiler. Sobayı doldurup boşaltmak, ayda bir boru temizlemek paşa keyfimize ağır geldi. Şimdilerde kaloriferli evlerde oturuyoruz. On günde bir perdeler yıkanıyor, sobanın isine rahmet okuyoruz. Sağlıksız hava soluyoruz, gereği gibi ısınamıyoruz ve üstelik anormal miktarlarda faturalar ödüyoruz. Oysa kalorifer daha verimli ve daha sağlıklı diye tercih etmiştik. Aslında son yıllarda yaşadığımız hastalıkların bazılarının sebebi de kaloriferdir.

kuzine soba spormeydani 2

Arkadaşımın evinden ayrılırken fark ettim, merdivenleri çıkarken ağrıyan dizlerimin durumu daha iyiydi. Sonra aklıma geldi, üşütüp hastalandığımız zamanlarda evdeki soba bizim için sauna gibiydi. Limonlu naneli çay, harlı yanan bir soba ve yün yorgan. Bunlar bir gecede hastayı ayağa kaldırırdı. Buram –  buram terler, terden sırılsıklam olur ve her seferinde çamaşır değişilirdi. Kemiklerimiz yumuşar, eklemlerimiz daha rahat hareket ederdi. Şimdi bırakın terlemeyi kaloriferli evlerde ısınamıyoruz bile. Soluduğumuz kuru ve kirli hava yüzünden sürekli hastayız, farkında değiliz.

Sobaların üzerinde sürekli kaynayan bir çaydanlık veya koca bir güğüm olurdu

Sobaların üzerinde sürekli kaynayan bir çaydanlık veya koca bir güğüm olurdu. Çay suyu her zaman hazırdı. Güğümdeki sıcak suyla yemek yapılır, bulaşık yıkanırdı. Gerektiğinde banyo ve çamaşır için bile kullanıldığı olurdu. Soba borusuna takılan bir aparatla çamaşırlar kısa sürede kurutulurdu. Kuzine sobaların üstünde yemek, fırınında pasta börek pişirilirdi. Sobanın kül toplanan bölümünde közlenen patates ve döküm kapağında pişirilen kestane gecenin eğlencesi olurdu. Ya kahvaltıda soba üzerinde kızartılan ekmekler, unutulacak gibi mi? Sobanın üzerine koyulan mandalina veya portakal kabuklarının kokusunu bulmak mümkün mü? Şimdi bir sobanın yaptığı bu işleri yapmak için farklı aletler kullanıyoruz. Su ısıtıcıları, gazlı ocaklar, elektrikli fırınlar, fritözler saymakla bitmez.

kedi ve soba spormeydani 1

Evde kedi varsa sobaya yakın bir yerde, kedinin minderi olurdu. Öğlenden sonraları minnoşun, minderin üzerinde uyuma vaktiydi. Tarifsiz mırıltısı ninni gibi gelirdi, birlikte uyur kalırdık. Geceleri sobanın ön veya üst kapağından yayılan ışık, adeta görsel bir şov olurdu. Işık dalgaları arasında kapanır giderdi gözlerimiz.  Sabaha kadar sıcacık ve deliksiz bir şekilde uyurduk. Sabah yenilenmiş gibi dinç bir şekilde uyanırdık. Kaloriferli evlerde yatağımızdan dinlenmeden ve yorgun bir şekilde, zoraki kalkıyoruz. Soba büyük bir nimetmiş de haberimiz yokmuş. Bir gün sobayı özleyeceğimi, soba yakmak isteyip de yakamayacağımı söyleseler inanmazdım. Artık ne sobamız var ne de bir kedimiz. Yanıp yanmadığı belli olmayan kalorifere mahkumuz.

Sağlık ve huzurla kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.