DOLAR 32,5316
EURO 34,9229
ALTIN 2.424,64
BIST 9.722,09
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Az Bulutlu
İstanbul
22°C
Az Bulutlu
Per 21°C
Cum 19°C
Cts 18°C
Paz 19°C

Bu da Avrupa’nın stadyum ligi

Bu da Avrupa’nın stadyum ligi
13.07.2016
A+
A-

 

KPMG Football Benchmark ekibi 2016/17 sezonu öncesi Türkiye ve Avrupa’nın beş büyük ligindeki stadyumları inceledi. Buna göre, uygun projelendirilen stadyumlar, kulüplerinin başarısına büyük katkı sağlıyor.

 KPMG Football Benchmark ekibi Türkiye ile Avrupa’daki Premier League, Bundesliga, La Liga, Seria A ve Ligue 1’deki stadyumları yaş, sahiplik durumu, isim hakları ve kapasite açısından kıyasladı. Hazırlanan raporda, kulüplerin elde ettiği gelirler içinde özel mülkiyetli stadyumların payının, kamuya ait altyapılardan çok daha büyük olduğu ve Avrupa kulüplerinin çoğunun kendilerine ait bir stadyuma sahip olma eğiliminde olduğu belirtildi. Raporda, “İngiltere ve Almanya’daki orantısız bir şekilde daha büyük ve özel mülkiyetli stadyumlar nedeniyle, Premier League ve Bundesliga son 10 yılda diğer 3 lige göre hem ticari hem de sportif açıdan kayda değer seviyede büyüdü” denildi. Özel mülkiyetli stadyumların avantajları şöyle anlatıldı:

“Bu ligler, stadyumlarının aynı zamanda modern, çekici ve dolu olması nedeniyle, kazançlı sponsorluk ve televizyon yayın anlaşmaları gerçekleştiriyor. Uluslararası arenada örnek alınıp büyük beğeni topluyor. Premier League’deki 20 kulübün 16’sının, Bundesliga’da ise 18 kulübün 10’unun bu bakış açısıyla yapılmış özel mülkiyetli stadyumları bulunuyor. İspanya La Liga (13), İtalya Serie A (17) ve Fransa Ligue 1’de (19) ise stadyumların çoğu belediyelere ait. Geri kalanları alışılmadık bir biçimde kamu kuruluşları veya özel şirketlerin (2) mülkiyetinde. San Mamés (Athletic Bilbao) ve Weserstadion (Werder Bremen) stadyumları buna örnek verilebilir.”

En yeni stadyumlar Almanya’da

KPMG’nin çalışmasına göre stadyumların yaşları ise şöyle:

“Yaş açısından değerlendirildiğinde, kamu mülkiyetli stadyumlar yaşlanma eğilimindeyken, özel mülkiyetli stadyumların çoğu son 20 yıllık dönemde, taraftarların artan beklentilerini karşılayabilecek düzeyde konukseverlik ve hizmetlere büyük önem verilerek inşa edildi veya yeniden yapılandı. 18 stadyumun 11’i 2000 yılından sonra ve çoğunlukla 2006 Dünya Kupası’ndan önce inşa edildiği için Almanya en yeni spor tesislerine sahip ülke konumunda. İngiltere’de 7 Premier League stadyumu aynı dönemde açıldı. Bununla birlikte, diğer birçok tesiste önemli yenileme ve genişletme projeleri gerçekleştirildi veya bu çalışmalar halen devam ediyor. Ev sahibi oldukları stadyumların kapasitesini artırma çalışmalarını sürdüren Liverpool FC ve Stoke City FC bunun örneklerinden…”

En demode stadyumlar İtalya’da

KPMG analizinde, İtalya ligi Serie A’nın diğer liglere göre daha sönük kaldığı belirtilerek, “Serie A, geçmişteki uluslararası bilinirliğini geri kazanmak için uğraş veriyor. Demode, kamuya ait, gereğinden fazla büyük ve nadiren dolan stadyumlar, Serie A’nın zorlu koşullarını yansıtan gerçekler. Serie A’dan söz açılmışken, Juventus Stadium ve Udinese Calcio’nun kullandığı Dacia Arena olmak üzere özel mülkiyetli iki stadyumun, ligin aynı zamanda en yeni ve en modern tesisleri olması da bir o kadar ilginç bir ayrıntı” yorumu yapıldı.

Euro 2016’nın Fransız stadyumlarına katkısı olacak

KPMG’nin çalışmasına göre EURO 2016’nın Fransız stadyumlarına olumlu bir etkisi olacak:

“Turnuvada kullanılan 10 stadyumun 4’ü yeni inşa edildi: Stade des Lumieres (Lyon), Allianz Riviera (Nice), Matmut Atlantique (Bordeaux) ve Stade Pierre-Mauroy (Lille). İki önemli futbol stadyumu olan Marsilya’daki Stade Velodrome ve Paris’teki Parc des Princes içinse yeniden yapılanma projeleri gerçekleştirildi. Bu yeni stadyumlar taraftarlara birinci sınıf bir deneyim sunarak, Fransa ligi maçlarına daha kalabalık bir kitlenin gitmesini teşvik eder ve sonuç olarak stadyum kullanımını artırır nitelikte. EURO 2016 oyunlarının bir kısmına ev sahipliği yapan yeni inşa edilmiş 4 stadyumun yalnızca biri özel mülkiyetli (Olympique Lyonnais kulübünün sahibi olduğu Parc Olympique Lyonnais stadyumu). Bordeaux, Nice ve Lille şehirlerinde bulunan diğer 3 stadyumun sahibi ise söz konusu şehirlerin kamu kuruluşları.”

İspanya’daki stadlar miadını doldurdu

Büyük zaferler yaşayan İspanyol La Liga’da ise stadyumların çoğu bariz bir şekilde miadını doldurmuş durumda ve yenilenme ihtiyacı duyuyor. Bu nedenle ülkede yeni stadyum projeleri hayata geçiriliyor. Club Atletico de Madrid’in 2017/18 sezonunda geçmeyi planladığı yeni inşa edilen 73 bin 729 seyirci kapasiteli La Peineta Stadium buna örnek gösterilebilir.

Bundesliga’nın dev stadları

KPMG analizinde stadyumların kapasitesiyle ilgili şu bilgiler yer aldı:

“Bir kulübün maç günü elde edeceği potansiyel geliri belirleyen en büyük faktör, satışa çıkarılabilecek mevcut koltuk sayısı. Avrupa genelinde, en büyük futbol stadyumları Almanya’da bulunuyor. Bir Bundesliga stadyumunun ortalama kapasitesi 44 bin 563 kişi. Stadyum kapasitesi bakımından ikinci en büyük ülke 40 bin 356 ortalama ile İtalya. Onu 38 bin 377 ortalama kapasite ile İspanya izliyor. Ancak, Avrupa’nın 5 büyük ligindeki en küçük stadyumlara sahip SD Eibar (6 bin 285) ve CD Leganés (8 bin 138) kulüplerinin La Liga ortalamasını düşürdüğü unutulmamalı.”

Premier League stadyum kapasiteleri geride kaldı

Premier League stadyumlarının 2016/17 sezonundaki ortalama kapasitesinin (37 bin 445) Bundesliga’dan yaklaşık yüzde 16 düşük olduğuna dikkat çekilen analizde; “Buna rağmen, sınırlı kapasite ve artan talep neticesinde, Liverpool FC veya Manchester City gibi birkaç stadyum için genişletme projeleri gerçekleştirildi veya bu çalışmalar halen devam etmekte. Benzer şekilde, Fransa’daki yeni stadyum inşa ve yenileme projeleri Ligue 1’in ortalama stadyum kapasitesinde bir artışa neden olmakla birlikte, incelenen 5 lig arasında en düşük ortalama kapasiteye sahip lig hala Ligue 1 (32 bin650)” denildi.

İsim hakları satışında da Almanya lider

Tesisin mülkiyetinin yanı sıra ticari açıdan bakıldığında bir ligin cazibesini önemli ölçüde yansıtan diğer unsur ise stadyumun isim hakları. KPMG analizinde 18 Bundesliga kulübünün 14’ünün stadyum isim haklarını sattığı Almanya’da bu durumun kendini gösterdiği vurgulandı:

“Sponsorlar için ligin albenisini ve ‘Alman ticaret modelini’ gözler önüne seren bu anlayış, yerel şirketlerin yerel futbol kulüplerini destekleme eğilimini yansıtıyor. Diğer liglere baktığımızda, İngiltere’de stadyum isim haklarını satan yalnızca 7 kulüp görüyoruz ve bunlardan biri isim hakkı anlaşmasını yeni imzaladı (Stoke City FC’nin bet365 stadyumu). İtalya ve Fransa’da 2 kulüp stadyum isim haklarını satarken, İspanya’da ise şaşırtıcı bir şekilde hiçbir kulüp isim hakkı satışı gerçekleştirmedi.”

Türkiye’de stadyumlar yenileniyor

KPMG Türkiye’deki stadyumları da inceledi. Türkiye’deki spor tesislerinin yenilenme sürecinin devam ettiği ve yakın gelecekte miadını doldurmuş stadyumların kalmayacağı belirtilen analizde şu yorumlara yer verildi:

“Dünyada birçok ülkede olduğu gibi olimpiyatlara ve majör futbol organizasyonlarına yapılan ciddi başvurular sonrasında Türkiye’de tesisleşme konusunda ciddi adımlar atılmaya başladı. İstanbul’un büyük takımları daha fazla gelir sahibi olmak ve daha büyük başarılara ulaşmak için yeni stadyumlar yaparken devlet de çok sayıda şehre yeni stadyumlar kazandırıyor. Şu anda yapım aşamasında olan stadyumlar da tamamlandığında üst düzey liglerde mücadele eden takımların hepsi modern stadyumlara kavuşmuş olacak. Stadyum yenileme süreci ilk olarak Fenerbahçe’nin kendi stadını tribünlerini teker teker yıkıp yapmasıyla başladı. 1908 yılında inşa edilip 2006’da günümüzdeki haline getirilen Ülker Stadyumu önümüzdeki birkaç yıl içinde faaliyet halindeki en eski stadyum konumuna gelecek. Ülker Stadyumu’ndan sonra 2009 yılında Kayserispor ve Kayseri Erciyesspor’un kullandığı Kayseri Kadir Has Şehir Stadyumu ve Çaykur Rizespor’un kullandığı Çaykur Didi Stadyumu açıldı. Bunların dışında yeni yapılan stadyumlar arasında, Kasımpaşa’nın kullandığı, 2010 yılında son haline getirilen Recep Tayyip Erdoğan Stadyumu’ndan başka 5 yıldan eski stadyum yok. Galatasaray’ın maçlarını oynadığı Türk Telekom Arena 2011 yılında, Mersin İdman Yurdu’nun stadyumu Mersin Arena 2013’te, Başakşehir Fatih Terim Stadyumu ve Konya Büyükşehir Stadyumu 2014’te, Bursaspor’un ev sahipliğini yaptığı Timsah Arena ile Antalya Arena 2015 yılında açılırken son olarak Beşiktaş’ın yeni stadyumu Vodafone Arena 2016 yılının nisan ayında hizmete girdi.”

7 takım yeni stadyumlarının tamamlanmasını bekliyor

KPMG analizinde yeni evlerine geçmeyi bekleyen ve hala eski stadyumlarında maçlarını oynayan 7 tane takım olduğuna dikkat çekilerek şu bilgilere yer verildi: “Gençlerbirliği 1936 yılında yapılan Ankara 19 Mayıs Stadyumu’yla en eski stada sahip kulüp. Gençlerbirliği, 1974 yılında yapılan Osmanlı Stadyumu’nda maçlarını oynayan Osmanlıspor’la birlikte 43 bin seyirci kapasiteli yeni stadını bekliyor. Trabzonspor, 1951 yılında yapılıp 2010 yılında şimdiki halini alan Hüseyin Avni Aker Stadyumu’nu önümüzdeki sezon başında açılması beklenen 41 bin 513 kişilik Akyazı Stadyumu’na geçerek terk edecek. 33 bin kapasiteli Eskişehir Arena’ya geçmeyi bekleyen Eskişehirspor şu anda maçlarını 1952 yılında yapılmış olan Eskişehir Atatürk Stadyumu’nda oynuyor. 1974 yılında yapılmış olan 2 stadyum daha var. Gaziantepspor Kamil Ocak Stadyumu’ndan 35 bin 558 kişilik Gaziantep Arena’ya geçecek, Akhisarspor 12 bin kişilik Manisa Akhisar Stadyumu’nun bitmesini bekliyor. 27 bin 532 seyirci kapasiteli Yeni Dört Eylül Stadyumu’na kavuşmayı bekleyen Sivasspor’un şu anki stadyumu olan Dört Eylül 1985 yılında yapılmıştı. ”

50 binin üstü kapasiteli iki stadyum var

Türkiye’deki stadyumların kapasitelerine baktığımızda Galatasaray (Türk Telekom Arena – 52 bin 650) ve Fenerbahçe’nin (Ülker Arena – 50 bin 509) beklendiği gibi Spor Toto Süper Lig’in en büyük iki stadyumuna sahip olduğunu görüyoruz. Timsah Arena (43 bin 877), Vodafone Arena (43 bin 500) ve Konya Büyükşehir Stadyumu (41 bin 981) ise 40 binin üzerinde kapasiteye sahip stadyumlar. 30 bin barajını geçen iki stadyum ise 33 bin 032 seyirci kapasiteli Antalya Arena ve 32 bin 864 kişilik Kayseri Kadir Has Şehir Stadyumu. Sırasıyla 25 bin 534 ve 24 bin 169 seyirci kapasiteli Mersin Arena ve Hüseyin Avni Aker Stadyumu ligde 20 bin kişinin altına düşmeyen diğer iki stadyum olurken kalan 9 takım maçlarını daha düşük kapasiteli stadyumlarda oynuyor.

Kulüpler sponsor bulmakta zorlanıyor

KPMG analizine göre Türkiye’de kulüpler stadyumlarına sponsor bulmakta zorlanıyor. 2016 yılı itibariyle İstanbul’un üç büyük kulübü dışında stadyumlarının isim haklarını satabilen kulüp yok. Galatasaray Türk Telekom’la 10 yıllık 80 milyon dolar değerinde, Fenerbahçe Ülker’le 10 yıllık 90 milyon dolar değerinde, Beşiktaş da Vodafone’la 15 yıllık 145 milyon dolar değerinde anlaşmalar yapmışlardı. Bunların dışında sadece Konyaspor Torku ile 2014 yılında bir yıllığına 3 milyon dolar karşılığında anlaşmıştı. Torku Arena, anlaşma bittikten sonra şu anki ismi olan Konya Büyükşehir Stadyumu olarak anılmaya başlandı.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.